Sigaran bittiğinde yazı bitmemiş olabilir, olmayadabilir.Ben yeni yakıyorum.
Bir Pazar günü doğan ben,tatili seven ben bir karar verme aşamasındayım.Ya bir oteli seçeceğim ya da bir acentayı.Şehir seçecek kadar büyük bir cesaretim ve beni buna yönlendirmesini hep beklediğim biri yok.Yani beklenen biri var da o nerede onu bilen yok. Otel eğer otelde çalışmak istenirse en iyi otel sayılır. Benim çıktığım otelde ki pozisyonumun aynısı.Daha üst bir pozisyonu beklemek zor bir ihtimal,çünkü dışarıdan yükseltme diye bir kavram yok henüz, var da bana işlemez.
Lüks otelimizin en seçilesi tarafı isim yapmış ve kariyerimde önemli bir yere sahip olma ihtimaline ve bana açacağı fırsat kapılarına sahip olması.Mayış idare eder,sektöre göre normal yani. Etrafımda “sen mayıştan bahset bakalım ehe ehe” diye soracak insan olmaması bu konuyu uzatmama konusunda bana yardımcı oluyor. En seçilmeyesi tarafı ise çalışma saatleri. Otele bir araçla ulaşma süresinin bir buçuk saat olması ve ihtiyaçlar piramidine göre ilk sahip olmam gereken yer olan bana barınak imkanı sağlayan evime dönme zorunluluğumun da bir buçuk saat olması toplamda üzücü bir rakam olan üçe ulaşıyor. Mesai 16:00’da başlıyor.Evden iki, iki buçuk arası alınacağım,gideceğim çalışacağım ve barınağıma beni bırakacak olan araç, gece(vurguluyorum gece) 00:30’da otelden hareket edecek ve inmem için kapısını açtığında saat 2 olmuş olacak.Gerektirdiğinin dışında sosyalleşme merakım olmadığını fakat o saatte de ancak travestilerle sosyalleşebileceğimi ve çok enterasan insanlar olmalarına rağmen bunun tercihim olmayacağını eklemek istiyorum. Gerisi bilindik yatmaca, kalkmaca, haftanın herhangi bir naçizane günü izin yapmaca.Bu sevgili çalışma saatleri bütün sezon boyunca sadece bu şekilde olacak.
Müdürüm olacak karşı cinsimin temsilcisi olan kişi henüz cami yaptırmasa da etrafımda iyi bir insan olarak nitelendiriliyor. Çalışana iyi davranabildiği kadar davranabilen bir yer olan bu sevgili otel gerçekten sadece bir sene çalışsam bile bana çok fazla artı yönler katacak bir yer.Ama bu güzelliğinin yanında benim içimden düşündüğüm “Acaba bir süre sonra,hep akşam hep akşam sıkıldım be abi” cümlesinin gerçekleşmesi ve aklımda dönüp durma endişesi de karar almadan önce beni sıkan şeylerden biri.
İkimiz için zaman aynı şekilde işlemediğinden ben ikinci sigaramı yakıyorum.
Seçeneğimin diğeri de bir acenta.Mayışı merak eden için diğerinden biraz daha fazla.Güzelim çalışma saatleri “9 6 yollarında, bir zincir boğazımda” şarkısı gibi ama zincir burada sekiz de başlıyor.Dünyamızın izin günü olan Pazar günü de bir izin var.İşime kendi aracımla gideceğimin ve gidilen yerin şehrimin içinde yer almasının seçimimde ne de güzel bir şey olarak değerlendirilecek nedensellikte bir çekiciliği var.Burada tam bir ofis havası hakim; Yirmi kadar kafa aynı işi yapıyor kendi içlerinde bölümlendirilerek ve bir de bunların hakimi olan bir müdür.Kendisini tanımıyorum. Acenta, daha önceden çalışmamış olmamla beraber profesyonelleşmem adına güzel bir fırsat gibi duruyor. Öğrenmeye can atan az genç ruhum olası başarımın bir nişanesi gibi içimde parlıyor.Bu acentada çalışma serüveni bir yerde biterse tatminkarlık verecek diğer bir iş bulma ihtimalimin ne kadar olacağını kestirmekte zorlanmam karar verme aşamamı baltalayan bir konu.
Her ikisi de yeni bir başlangıç olacak ve benim için yepisyeni bir deneyim olacak.Beni az bilenler için “hayırlısı olsun” la bitecek kadar basit olan bu karar,benim içimde kararsızlığımın şahbazı olarak çoktan yerini almış durumda.Yeni yıla girmeden bir karar vermem lazım.Kararıma anlam yükleyip “ tembellik etme, biraz zorla kendini,en fazla bir sene
dayanacaksın tarzı düşüncelerim otel konusunda ağır gelirken, yeni bir şeyler öğren,biraz daha rahat çalış,az biraz da sosyalleşebil tarzı düşüncelerim acenta konusunda ağır geliyor” diye düşünmeli miyim yoksa basitçe seç işte mi demeliyim? Kararımın asıl manası bu kadar ağır değil.İşte burada kilitleniyorum.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder